Snippet
18 Şubat 2012 Cumartesi
Maçı Erken Bitiremedik | Mersin İdman Yurdu 1-3 Galatasaray
Geride kalan 26 haftada en yakın rakibine altı puan fark atan Galatasaray maç fazlasıyla farkı dokuz puana çıkarma şansına sahip olduğu bir deplasmana çıkıyordu. Rakibi evinde dört maçtır kazanamayan Mersin İ.Y. olsa da ilk maçı kazanamamasının vermiş olduğu bir tedirginlik de vardı. Takımın omuriliğini oluşturan oyunculardan Melo'nun cezalı olması, maç içinde Elmander'in sakatlanması endişeleri iyice arttırsa da Engin-Necati ortaklığı gol bir oh çektirdi. Bundan sonra tek ihtiyacımız olan ikinci golü atıp maçı erken bitirmekti. Üst üste kaçan net pozisyonlar, direkten dönen toplar derken bir türlü ikinci golün gelmemesi takımı rahatlatamadı. İkinci yarının başlarında rakibin on kişi kalmasıyla herkes bir oh çekse de takımın ikinci golü yine bulamaması işleri zora sokabilirdi. Nitekim öyle de oldu ve Eboue'nin anlamsız bir şekilde topa vurmasıyla korner kazanan rakip bunu iyi değerlendirdi ve golü Erhan'la buldu. Golün arkasından gelen Ceyhun- Aydın değişikliği ile iyi gerçekleştirilen kontra-atak sonucu kazanılan penaltıyı Selçuk'un gole çevirmesiyle maç tekrar geri döndü. Maça son noktayı yine Necati koydu.
# Bazı Tespitler:
1- Sercan bu takımın asla 11 oyuncusu olmadığını gösterdi. Bu şekilde devam ederse ilk 18 içinde bile yer bulacağından şüpheliyim. Ne top tutabiliyor, ne pas verebiliyor ne de son vuruş becerisine sahip. Aklını kullanarak oynamayı öğrenmeli.
2- Ceyhun neden 18 kişilik kadroda sürekli yer aldığını gösterdi. Takımın defansif direncini arttırıyor. Pas yüzdesini biraz daha arttırırsa bu takımda bir şekilde yer bulacaktır.
3-Aydın Yılmaz ben de varım mesajı verdi. Yaptığı açıklamalara bakılırsa Terim de onu kazanmak istiyor. Bu ne kadar gerçekçi bilmiyorum ama bunu biri başaracaksa bu kişi Terim'den başkası olamaz.
4-Son olarak Ujfa, Engin, Muslera ve Necati'nın derbi öncesi kart görmemesi çok önemliydi. Elmander ve Engin'in sakatlkları da ciddi değilmiş son bilgilere göre. Beşiktaş karşısında neredeyse tam kadro hazır olacağız inşallah.
17 Şubat 2012 Cuma
Futboluyla Konuşulan Oyuncu: Mehmet Topal
Yurt dışında özellikle büyük liglerde top koşturan milli oyuncularımızın iyi performanslarıyla konuşulmasına pek alışık değiliz. En iyi yerli oyuncu olarak gösterilen Arda Turan dahi henüz takımının vazgeçilmezleri arasına girememişken bir diğer oyuncumuz Mehmet Topal'ın oynadığı maçlarda gösterdiği performans bizleri oldukça mutlu ediyor. Biz performansıyla haber olmaktan çok saha dışında yaptığı açıklamalarla haber olan oyunculara alışkın olduğumuz için Topal'ın attığı golle yabancı basında yankı uyandırması gibi durumlara yabancı kalıyoruz. Neyse ki hala işine konsantre olan, savaşçı ruhuyla, golleriyle, asistleriyle kısacası futboluyla haber olabilen oyunculara sahibiz. Füzelerin gibi gollerin adamı Topal'a sevgiler...
11 Şubat 2012 Cumartesi
Orta Kafa Gol | Galatasaray 1-0 Kayserispor
Yavaş yavaş ligin sonuna yaklaşırken alınan her galibiyer artık daha da anlamlı hale geliyor. Gönül istiyor ki her maç 4-5 atalım ama bazı maçlarda çok pozisyona girseniz dahi bunları gole çeviremeyebiliyorsunuz. Kayseri maçı da bunlardan biriydi. Çok pozisyona girdik ama tek golle galip ayrılmayı bildik. Bu şampiyonluğa oynayan bir takım için önemli bir gösterge.
Maç içinde oyuna genel olarak ağırlığını koyan taraf takımımızdı ama Kayserispor da net pozisyonlar yakaladı. Emre'nin karşı karşıya kaçırması, Necati'nin kafasyla attığı şutu kalecini harika çıkarması, Amrabat'ın boş kaleye atamaması ve tabiki gol maçta öne çıkan karelerdendi.
Takım bu sene ilk golü atınca 80. dakikaya kadar başka goller de aramaya devam ediyor. Bunu yaparken savunma güvenliğini elden bırakmıyor. Eğer ikinci gol gelmezse son 10 dakika savunma güvenliği hat safhaya çıkarılıyor, Ceyhun giriyor vs. Sonunda Galatasaray hanesine bir üç puan daha yazdırıyor.
Riera'ya gelince... Aslında sol bekte hiç de sırıtmadı, ayrıca golün de asistini yaptı güzel bir ortayla. Daha önceden de belirtmiştim, Riera'nın savunma yönü gayet iyi. Kanat oynadığı maçlarda da oyunun savunma yönünü gayet iyi oynuyor. Atak kısmında yetersiz kalıyordu orası ayrı. Tek maçla karar verilmesi sağlıksız olabilir ama ben kaç senedir Hakan Balta'yı izliyorum. Tek maç Riera gibi orta yaptığını görmedim. Ama takımı Avrupa Ligi'nden eden hatayı dahi rahat rahat yaptığını görmüşlüğüm mevcut. Mesele biraz da Riera'nın alternatifleriyle ilgili yani.
Birkaç kelime de zemine... Bu sahada kaç gündür maç yapılmıyor, bu kadar mı hazırlanabildi anlamıyorum. Kendi sahamızda deplasmandaymışız gibi bir de zemin derdiyle uğraşıyoruz. Buna acilen çözüm bulunmalı.
Son olarak bu kadar mücadele eden takımımız alkışı hakediyor. Umarım sezon sonu bu çalışmalarını şampiyonlukla taçlandırırlar.
Maç içinde oyuna genel olarak ağırlığını koyan taraf takımımızdı ama Kayserispor da net pozisyonlar yakaladı. Emre'nin karşı karşıya kaçırması, Necati'nin kafasyla attığı şutu kalecini harika çıkarması, Amrabat'ın boş kaleye atamaması ve tabiki gol maçta öne çıkan karelerdendi.
Takım bu sene ilk golü atınca 80. dakikaya kadar başka goller de aramaya devam ediyor. Bunu yaparken savunma güvenliğini elden bırakmıyor. Eğer ikinci gol gelmezse son 10 dakika savunma güvenliği hat safhaya çıkarılıyor, Ceyhun giriyor vs. Sonunda Galatasaray hanesine bir üç puan daha yazdırıyor.
Riera'ya gelince... Aslında sol bekte hiç de sırıtmadı, ayrıca golün de asistini yaptı güzel bir ortayla. Daha önceden de belirtmiştim, Riera'nın savunma yönü gayet iyi. Kanat oynadığı maçlarda da oyunun savunma yönünü gayet iyi oynuyor. Atak kısmında yetersiz kalıyordu orası ayrı. Tek maçla karar verilmesi sağlıksız olabilir ama ben kaç senedir Hakan Balta'yı izliyorum. Tek maç Riera gibi orta yaptığını görmedim. Ama takımı Avrupa Ligi'nden eden hatayı dahi rahat rahat yaptığını görmüşlüğüm mevcut. Mesele biraz da Riera'nın alternatifleriyle ilgili yani.
Birkaç kelime de zemine... Bu sahada kaç gündür maç yapılmıyor, bu kadar mı hazırlanabildi anlamıyorum. Kendi sahamızda deplasmandaymışız gibi bir de zemin derdiyle uğraşıyoruz. Buna acilen çözüm bulunmalı.
Son olarak bu kadar mücadele eden takımımız alkışı hakediyor. Umarım sezon sonu bu çalışmalarını şampiyonlukla taçlandırırlar.
10 Şubat 2012 Cuma
Galatasaray Varsa Umut Hep Var!
Akşam oynadığımız efsanevi maç bazılarını çok şaşıtmışa benziyor. Oysa ki Galatasaray taraftarı bu tür zaferlere alışkın zaten. İşte CSKA maçımızdan harika kareler..
![]() |
| Taraftarımız şov yapıyor. |
6 Şubat 2012 Pazartesi
Emre ve Yiğit Nereye Koşuyor ?
Yukarıdaki fotoğraf Bursaspor maçımızın ilk dakikasından bir kare. Yeşil beyazlılar santra yapıyor, bizimliler topu kapıyor ve Elmender-Sercan ikilisi hızla rakip kaleye ilerlerken Emre de sağ kanattan koşusunu yapıyor. Yapıyor ama nereye? Yapması yereken koşu yukarıdaki fotoğrafa göre Emre'nin solunda kalan iki defans oyuncusunun arasına olmalı. O da olmazsa biraz daha sola yakın kaleye doğru gol koşusu yapmalıydı. Emre nereye koşuyor peki... Cevap aşağıdaki fotoğrafta.
Elmander yaptığı koşuyla Sercan'a alan açarken Emre'nin yaptığı amaçsız koşu aşagıdaki gibi sonuçlanıyor.
Benzer bir durum da son oynanan Gaziantepspor maçımızda yaşanıyor. Bu kez kahramanımız 'kontra-atak' ! oyuncusu Yiğit.
Takım Necati, Engin ve Yiğitle kontraya çıkıyor. Yukarıdaki fotoğrafta Elmander görünmüyor ama golü atan Elmander. Yiğit de Emre gibi çızgiye yakın kaleye uzak bir koşuya başlıyor. Pozisyonun devamı aşağıdaki fotoğrafta.
Bu fotoğrafta ise koşuya başlayan Yiğit tıpkı Emre gibi çizgide kalıyor ve pozisyondan alakasız bir durumda arkada kalmış. İlk fotoğrafta görünmeyen Elmander bu fotoğrafta ise başrolde. Yaptığı harika koşuyu Engin'in şık pasında golle taçlandırıyor.
Oynadığımız maçlar içerisinde bunlara benzer topsuz alan hataları özellikle hücumda ve bazen de savunmada yaşanıyor. Genç oyuncuların bunları yapması doğal karşılanabilir ilk başlarda. Ancak oyuncu bu alanda kendisini hiç geliştirmiyorsa kusura bakmasın ama futbolun akılla oynanan kısmını beceremiyor demektir. Yetenek doğuştan varolan birşey olduğu için geliştiremeyebilirsin ama topsuz alan gayet sonradan öğrenilebilir bir olgudur. Son olarak, umarım hocaları bu çocukların bu eksikliklerinin farkındadır ve gereken çalışmaları yapıyorlardır.
Elmander yaptığı koşuyla Sercan'a alan açarken Emre'nin yaptığı amaçsız koşu aşagıdaki gibi sonuçlanıyor.
Benzer bir durum da son oynanan Gaziantepspor maçımızda yaşanıyor. Bu kez kahramanımız 'kontra-atak' ! oyuncusu Yiğit.
![]() |
Bu fotoğrafta ise koşuya başlayan Yiğit tıpkı Emre gibi çizgide kalıyor ve pozisyondan alakasız bir durumda arkada kalmış. İlk fotoğrafta görünmeyen Elmander bu fotoğrafta ise başrolde. Yaptığı harika koşuyu Engin'in şık pasında golle taçlandırıyor.
Oynadığımız maçlar içerisinde bunlara benzer topsuz alan hataları özellikle hücumda ve bazen de savunmada yaşanıyor. Genç oyuncuların bunları yapması doğal karşılanabilir ilk başlarda. Ancak oyuncu bu alanda kendisini hiç geliştirmiyorsa kusura bakmasın ama futbolun akılla oynanan kısmını beceremiyor demektir. Yetenek doğuştan varolan birşey olduğu için geliştiremeyebilirsin ama topsuz alan gayet sonradan öğrenilebilir bir olgudur. Son olarak, umarım hocaları bu çocukların bu eksikliklerinin farkındadır ve gereken çalışmaları yapıyorlardır.
5 Şubat 2012 Pazar
Mutlu Yıllar Hagi
Muhtemelen senin gibi bir oyuncumuz olana kadar bir avrupa kupası daha getiremeyeceğiz müzemize lakin seni ve yaptıklarını anlatabileceğiz çocuklarımıza. İyi ki yolumuz kesişti, iyi ki doğdun Hagi.
4 Şubat 2012 Cumartesi
Soğuk Havada Ateş
Bir galibiyetten fazlasını ifade eden maçlardan birisini geride bıraktık. İşler iyiden iyiye karışmaya başlamışken, çok sevdiklerimiz bizi hayalkırıklıklarına uğratırken çok önemli bir galibiyet aldık. Son beş maçımızı kazanamamıştık rakibimize karşı. Golü de yedik, tam kafayı eğmişken eski dost Necati sahneye çıktı. Sonrasında en iyi maçlarında birini oynayan Engin'in pasında Elmander takımımızı öne geçirdi. Sonrasında akıllı defans ile üç puan geldi. Umarım yeni bir seriye yelken açmışızdır. Son olarak: ' Eboue dön artık be!'
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














